Taşköprü

      Taşköprü, Bati Karadeniz bölgesinde Kastamonu iline bağlı bir ilçedir.Köyleri ile birlikte nüfusu 46.000 kişidir.İlçe merkezi nüfusu 2000 yılı sayımına göre 16.900 kişi civarındadır.Kastamonu vilayetinin İlçe olarak en büyük nüfusa sahip ilçesidir.Doğu ve kuzey doğuda Sinop, güney doğuda Çorum illeri, güneyde Kastamonu/Tosya, batıda merkez ve Kastamonu/Devrekani, doğuda Kastamonu/Hanönü ilçesi ve kuzeyde Kastamonu/Çatalzeytin ilçeleri ile komşudur.

İlçeye adını veren tarihi Taşköprü, uzun yıllara meydan okuyarak dimdik ayakta duruyor. İlçenin tek giriş çıkış yeri burası. Gökırmak üzerindeki 69 metrelik köprü, M.S. 1366'da Yağmur Bey'in oğlu Ali Bey tarafından yaptırılmış.Taşköprü ye adını veren köprü

Taşköprü çeşitli uygarlıklara sahne olmuş, tarih ve kültür zenginlikleriyle dolu bir yerleşim yeri. İlçenin karşısında bulunan Zımbıllı Tepe'deki Romalılardan kalma Pompeiopolis harabeleri ve antik kenti bunun en belirgin kanıtı. İlçede Selçuklu ve Osmanlı tarihinin izlerine rastlamak da mümkün. Oğuzların Kayı boyundan olan Taşköprüler konuşmaları, şiveleri, giyimleri ve gelenek göreneklere bağlılıkları ile dikkat çekiyor.
                 Taşköprü aynı zamanda Türkiye'nin başlıca sarmısak üretim merkezlerinden. Yılda 20 bin tonluk üretim kapasitesiyle dünya pazarında Çin, İran ve Malezya ile rekabet ediyor.
Taşköprü'de meşhur kuyu kebabı yanında sarmısak yeniliyor. Uluslararası üne sahip Taşköprü sarmısağı, bu ünü kalitesine ve uzun ömürlü oluşuna borçlu. Taşköprü sarmısağının üretiminin artırılması, kalitesinin yükseltilmesi, fabrikasyona dönüştürülmesi ve üreticilerin desteklenmesi için büyük çabalar sarf eden Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan, "Artık endüstri bitkisi olan sarımsağın ilaç sanayinde işlenmesi için, devletin ve işadamlarının yatırımına her türlü kolaylığı sağlayacağız," diyor. Ardından sözlerini şöyle sürdürüyor: "Biz bin bir güçlüklerle üretiyoruz, başkaları kaymağını yiyor. Amerikalılar bizden sadece 200 bin liraya aldıkları sarımsağı şişeye koyarak, yine bize 100 tabletini 8 milyon liradan satıyor. Eczanelerde ve baharatçılarda satılan 'Kyolic' adlı sarımsak hapının aslı, bir kilo Taşköprü sarımsağıdır."
              Adını yalnızca festivallerde duyduğumuz Taşköprü sarmısağı, bölgede çalışan binlerce kadın - erkek üreticinin el emeği, göz nuru ve geçim kaynağı... İlçe geleceğini sarımsağa bağlamış durumda. Eğer desteklenirse, sarımsak artık sanayi bitkisi olarak, yalnızca Taşköprülü üreticilerin değil, Türkiye'nin de yüzünü güldürecek.                                                                                                 

Taşköprü ilçesi adını Gökırmak üzerinde Çobanoğulları zamanında yapılmış olan  yedi gözlü 68 metre uzunluğundaki Taşköprü'den almıştır. Kastamonu il merkezine 42 km. uzaklıkta bulunan ilçenin eski adı Ponpeiopolistir. 

İlçe tarih boyunca çeşitli uygarlıkların yerleşim bölgelerinden birini oluşturmuştur.   M.Ö. 64 yılında Romalıların egemenliği altına girmiş ve Paflagonya eyaletinin merkezi olarak "Zimbıllı Tepesi" denilen yerde kurulan tarihi Pompeiopolis kenti,   akropol ve devlet büyüklerinin oturduğu yer olarak kullanılmıştır.Romalılar Poplogonya'yi zaptettikten sonra komutan Pepenin isminden dolayı TAŞKÖPRÜ'YE (Pompeiopolis) demişler. Etiler Orta Anadolu'da yasarken Taşköprü ve civarından Gasga (Kaska) adlı bir devletin hüküm sürdüğünü Eti kaynakları haber vermektedirler. Gagalar yaptıkları savaşların sonunda Eti'lere yenilmişler Paplogonya Eti egemenliğine girmiştir( M.Ö. 1330).. Bizanslılar Çağı'nda Kastamonu gelişince Ponpeiopolis küçülmüştür.

1292-1460 yılları arasında Çobanoğullarının yönetiminde kalan ilçe, 1460 yılında Osmanlı yönetimine girmiş ve Kastamonu'ya bağlı kadılık olarak idare edilmiş,1864 tarihinde ilce olmuştur. 

Taşköprü, M.S. 1366 yılında Yağmur Bey'in oğlu Ali Bey tarafından Kastamonu Emiri Adil Bey'in oğlu Celaleddin Beyazıt (Kötürüm Beyazıt) adına yaptırılmıştır.

Taşköprü'ye en fazla önem veren Muzafferettin Gazidir. Türk-İslam Cağı'ndan istilaya uğramamış ve savaş görmemiş olan Taşköprü arkeoloji itibariyle pek zengin ve ehemmiyetli bir yerdir. Höyükleri, tumuluslari, kaya tünelleri, kaya mezarları, kaleleri, Muzafferettin gazi Hamamı, Abdal hasan Koyu Hamamı, Kornapa, Yazıhamit Kızılkese Camileri birer sanat eseri olup ayakta duran vesikalardandır.

Taşköprü'nün 5 km kuzey doğusundaki kale bir kısım dağların arasında kalmıştır.   Kale 100 metre kadar yükseklikte bir tepe üzerinde sarp kayalıklar oyularak yapılmıştır.

Taşköprü'nün 10 km güneyinde bulunan Ali Saray Köyü'nde bazı harabeler vardır.   Bu köyün Ören mevkiinde ve bati tarafındaki tarlalarda bazı duvar harabeleri görülmektedir.  Köylüler buradan büyük islenmiş taslar çıkarmışlardır. Taşköprü'nün 15 km güneyinde ve Ali Saraya bir saat uzaklıkta bulunan Kilise Köyü'nün bazı yerlerinde eski eserler bulunmaktadır.  Buradan çıkarılan bir boğa heykeli Kastamonu Müzesine getirilmiştir.  Kilise köyü kuzey tarafında bulunan islik Kayasından köylüler testi küp ve benzeri eserler çıkarmaktadırlar. 

Pompeiopolis antik kentini ortaya çıkartabilmek için çok büyük çapta kazıların düzenlenmesi gerekmektedir.  Bu gerçekleştiği takdirde ilçede yeni bir Efes ortaya çıkacak ve ilçe büyük bir turizm potansiyeline kavuşacaktır.  Bu konuda KültürBakanlığı nezdindeki girişimler sonuç vermeye başlamış, koruma ve kazı çalışmaları programlanmıştır. 

Yörede gerçekleştirilen sinirli kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan kalıntıların bir kısmı halen Kastamonu müzesinde korunmaktadır. 

Taşköprü biri 1308, diğeri 1927 de olmak üzere iki defa yanmış ve birçok tarihi eser yok olmuştur. 

İlçe merkezi 25 Ağustos 1925'de Atatürk tarafından ziyaret edilmiştir.  Taşköprü 1927 yılında büyük bir yangın geçirmiş, ve bu yangından sonra ilçede Kadastro uygulanmış geniş caddeler açılmış ve modern yapılar yapılmıştır. Taşköprü Belediyesi Cumhuriyetten önce kurulmuştur.

 

 
 
Webmasterim.Com