HALK MÜZİĞİ VE HALK OYUNLARI

 

İle göç olmadığından halk müziği ve geleneksel oyunlar yöre özelliklerini yansıtır. Oyunlar zeybek türündedir. Seyirlik oyunlar, çocuk oyunlarında da öbür illere göre çeşitlilik görülmez.

HALK MÜZİĞİ: Köklü bir müzik kültürü olan Kastamonu uzun havaların kuzeydeki son durağıdır.

İlde iki resmi derleme yapılmıştır. 1928'de İstanbul Belediye Konservatuvarı adına yapılan ilk derlemeyi Yusuf Ziya, Ekrem Besim, Muhittin Sadak ve Ferruh Arsunar gerçekleştirmiştir. 1948'de Ankara Devlet Konservatuvan'nca yapılan ikinci derlemede Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve teknisyen Rıza Yetişen yer almıştır.

Derlenen ezgiler üzerinde yapılan araştırma, yörede köklü bir müzik geleneği yaşandığını göstermektedir. İnsanî, Âşık Kemâli, Âşık Meydânı, Feyzi Berkıya, Kırnaoğlu, Âşık Hasan, Ozanoğlu, Yorgansız Hakkı gibi âşıkların yetişmiş olması da âşıklık geleneğinin sürdüğünü göstermektedir. Sazın, koşma, divan, satranç, kalenderi, semai, müstezat, destan gibi nazım türlerine eşlik etmesi şiire ayrı bir hava kazandırmaktadır.

Sözlü halk ezgilerinin konulan çeşitlidir. Bunlar arasında yiğitlemeler, koçaklamalar, gemici havaları, elpük koşması, yelpük koşma, topal koşma, zil havası, aşağı imaret, çırdak, yarım çırdak, dokumacı türküleri, düğün havaları, güzellemeler, esnaf türküleri, Çanakkale türküsü, kınalı keklik, kına havaları, meydan havaları vb sayılabilir. Bu türküler. Kerem, Kandilli Kerem, Kalenderi, Garip, Bozlak, Tatyan Kerem, Misket, Yahyalı Kerem ayaklarında çalınıp söylenmiştir.

Halk oyunları, zeybek ve kaşık oyunları türündedir. Davulla oynananlar da vardır. Karayılan bunların en bilinenidir. İnebolu dolayları gemici türküsünün özel bir oyunu da vardır. Tekneleri sahile çekme gösterisi olarak nitelendirilen bu oyunda küreğin suya değişi, suda devinimi ve kürek sesleri ritim ve ezgiyle verilir. Geleneksel el sanatlarından dokumacılık ve bakırcılık da türkü tere yansımıştır. Halı dokuma türküsünde tezgâh; demirci-bakırcı-kalaycı türküsünde ise çekiç sesleri ritmi oluşturur.

Kastamonu'da uzun havaların çoğu ritmik ezgiye bağlanır. Sepetçioğlu ve Yıldız bunlardandır.

Yörede en yaygın usuller 2 zamanlıdan başlar. 4-5 zamanlı ezgiler ve 9 zamanlı ezgilerin değişik tipleri görülür.

3 + 2 + 2 + 2 = 9 + 3 + 2 + 2 = 9, 2 + 2 + 3 + 2 = 9, 2 + 2 + 2 +3= 9

düzenleri yörede yaygındır.

Yörenin Ünlü Türküleri: İndim Dereye Beklerim, Evlerinin Önü Meşedir, Evlerinin Önü Tozluk, Evlerinin önü Nane, Kahvenin Önünde Beyler Bahçesi, Sepetçioğlu, Üç Kız İdik, Toprak Köprü, Şu Dere Aşmak İster, Turna, Çıkabilsem Şu Yokuşun Başına, Köprünün Altı Diken, Geyik, Sabahın Seher Vakti, Yüksek Minare, Çayır Çıktı, Çırdak, Konaklar Yaptırdım, İlgaz'ın Altı, Yeni Kapı, Mehmedim, Kara Koyun, Ayşe, Ocak

Başında Mana, Yel Eser, Hürmüz Gelin, Ördek İsen Göle Gel, Köroğlu, Aşağı İmaret, Topal Koşma, Elpük Yelpük Koşması, Yaş Nane, Varın Bakın, Bismillahi Başlayalım, Sisli Kaya, Çanakkale İçinde Vurdular Beni, Ziller Kismen Kızı, Tiridine, Gıydevanın Kızları, Demirciler, Üç Güzel Oturmuş, Beyler Bahçesi, Kınalı Keklik, Kara Koyun Yayılır, Gökçeoğlu yöreden derlenmiş türkülere, Yıldız, Bülbül, Dağlar da uzun havalara örnektir.

Halk Müziği Araçtan: Tezeneli sazlardan meydan sazı. bağlama, cura yaygındır. Son zamanlarda tambura yanında "bulgari" denilen saz da çalınmaya başlamıştır. Türkiye Radyoları'nda divan sazını ilk çalan Kastamonulu sanatçı Âşık Mümin Meydani’dir. Yurttan Sesler Korosu'nun ilk bağlama sanatçısı İnebolulu Sarı Recep de yine bu yöredendir. Yaygın yaylı sazlar, kemane, kemence ve tırnak kemanesidir. Tırnak kemanesi Türk sanat müziğinde kullanılır. Üflemeli sazların başında zurna gelir. Dilli büyük kavallar, çoban düdükleri de yaygındır. Davul, tef, zil ve kaşık gibi vurmalı sazlar çalınır.

GELENEKSEL OYUNLAR: Kastamonu halk oyunları yalın görünümlüdür. Bunda kentin göç almaması ve çevre illerle ilişkisinin zayıf olması etkendir. Seyirlik oyunlar ve çocuk oyunları ise öbür illerdeki oyunlara benzer.

Geleneksel Halk Oyunları: Kastamonu ve yöresi zeybek bölgesidir. Kıyı kasabalarındaki oyunlar ise horon et kisindedir. Çevre köylerde davulla oynanan köçek havalarına merkezde rastlanmaz.

Zeybek: Kastamonu'da zeybek, düğün nişan törenlerinde, ulusal bayramlarda, eğlence günlerinde oynanır. Genellikle erkeklerin oyunlarına davul-zurna eşlik eder. Kıyı kasabalarında denize, donanmaya ilişkin sözlerle, devinimlerle oynanan oyunlar da vardır. Kastamonu ve çevresinde zeybeklerin sözlü bölümlerinde oynanmaz. Oyun aralarında davulcular ortaya çıkarak beceri gerektiren değişik devinimlerle tek kişilik gösteriler yaparlar. Bu gösteri oyuncuların dinlenmesine olanak sağlar. Davulcu yerini alırken oyuncular da yeni bir zeybeğe geçer.

Yöre zeybeklerinin en bilinenleri şunlardır: Aşağı tmaret. Ben Tefimi, Beyler Bahçesi, Bütün Çırdak (Çıtırdak, Çığır-dak). Yarım Çırdak, Çeliktendir, Qçekdağ, Dere Bekleyen, Erencik, Genç Osman, Hendek, Heyamola, Kara Kuzu Havası, Karanfil Oyunu, Kınalı Keklik, Mendan, Oturak Havası, Rakı İçtim, Sepetçioğlu, Topal Koşma, Kolbastı, vb.

Bunlardan bir bölümü şöyle oynanır:

Sepetçioğlu Zeybeği: Yörenin en yaygın zeybeğidir. 4-6 kişiyle oynanır. Tüm devinimler yiğitlik gösterisi biçimindedir. Birde öyküsü vardır:

Sepetçioğlu Osman Efe, Araç llçesi'nin Boyalı Bucağı'nda doğmuş, sepetçilikle geçinen bir Yörük gencidir. Bir anlatıya göre, Isfendiyaroğulları soyundan Hamza Bey, başka bir anlatıya göre Rüstem ya da Ali Bey, ağır vergilerle halkı ezmekte, haraca kesmektedir. Bir gün beyin adamları Sepetçioğlu Osman'dan bir haftada 100 sepet yapmasını isterler. Osman, bunun olanaksızlığını anlatırsa da dinletemez. Buyruğa karşı gelmiş sayılarak beye götürülür. Osman koltuğunun altına sakladığı saldırmayla (hançer) beyi öldürür. Yakalanıp zindana atılır. Bir yolunu bulup kaçar. Arac'ın Gülpü Dağı'na çıkar, beyin adamlarıyla tek başına savaşır. Beyin yerine geçen oğlu da halkı ezmektedir. Osman, köydeki sözlüsüyle evlenmiştir. Kastamonu Beyi, Osman'ın yaşlı anasını, karısını yakalatır. Osman gelip teslim olmazsa onları öldüreceğini duyurur. Gizlice beyin odasına giren Osman, anasını, karısını kurtarıp dağa götürür. Beyin adamları ardındadır. Kuşatılan Sepetçioğlu, yiğitçe savaşırsa da anası ve karısıyla birlikte öldürülür.

Bir anlatıya göre ise, beyin kızını kaçırdığı için sarılıp, yaralanmıştır. Kız da isyancı sayılıp hapse atılmıştır. Osman yakalanarak, İstanbul'da yargılanmış ve idam edilmiştir. Başka bir anlatıdaysa Padişah'ın Sepetçioğlu'nu bağışladığı söylenir.

Oyunun tüm devinimleri, Kastamonu uşağının ağırbaşlılığını, uysallığını, yürek bütünlüğünü, kötülerle savaşımını, haksızlıklara karşı çıkarak ölümü bile göze almasını simgeler.

Oyun üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde türkü söylenerek yürünür. Sonra ağır, zaman zaman karşılıklı oyunlar oynanır. İkinci bölümde türkü sürerken oyun durur, sonra yeniden başlar. Bu bölümde diz kırmalar, sekmeler, el vuruşlar çoktur. Üçüncü bölüm yine türküyle başlar, karşılıklı el vurmalar, sekmeler, yerde yapılan devinimlerle sürer. Oyunun türküsü şöyledir:

Sepetçioğlu bir ananın kuzusu

Hiç gitmiyor yüreğimden efem de sızusu vay vay

Böyleymiş alnımızın yazısu

Yassıl dağlar yassıl aslan efem de geliyo haydah

Gidelim Kışla önüne aşağı

Salıvermiş ince belden kuşağı

Yaman olur Kastamonu uşşağı

Yol verin efem dumanlı dağlar oy

Yaslan Sepetçioğlu dağlara yaslan

Laleli çimenli dağlara yaslan

Analar doğurmaz sen gibi aslan

Eğil dağlar eğil efem de geliyor haydah

Seslen Sepetçioğlu efece seslen

Laleli çimenli dağlara yaslan

Analar doğurmaz sen gibi aslan

Yassıl dağlar yassıl Osman efem de geliyor

vay vay (...)

Çırdak (Çıtırdak, Çığırdak): Erkek oyunudur. Devinimler Sepetçioğlu Zeybeği'ne benzer. Türküsü de vardır. Küre ilçesinin Çırdak Köyü'ne yapılan bir baskın olayı üstüne yakılmıştır. Üç bölümden oluşan oyunun bolüm başlangıçları türkülüdür. Zeybeklere özgü sekmeler, el vurmalar, diz vurmalar, ortaya geliş gidişler biçiminde oynanır. Türküsü şöyledir:

Şu Çırdaktan da baskun geliyor

Aman baskun da değil dostun geliyor

Kaygusuz avrat, hepdeyive kaygusuz avrat

Şu çırdaktan da gece meçe geçtim

Aman garlı buzlu sular mular içtim

Saygusuz yarim,hop deyiveıkaygusuz yarim

Nazlı yardan aman tez mi geçtin

Yuvarlağım toparlağım da kak gidiverdim

Cıvarayı feneri de yak gidiverelim

Kaygusuz yarim

Şu çardağın ekinleri

Aman top top olmuş da kakülleri

Saygusuz yarim hop deyive kaygusuz

… yarim

SEYİRLİK OYUNLAR, ORTAOYUNLARI

Kastamonu'da seyirlik oyunlar ve ortaoyunları kına gecelerinde, asker uğurlama törenlerinde oynanır. Hayvanları, meslekleri simgeleyen oyunlar halkı güldürüp eğlendirmeyi amaçlar. Kumar, Arap, Leylek, Bahar Çalgısı, Ramazan Hocası, Tütün Kıyma, Duvar örme. Kolan Dokuma gibi oyunlar aynı zamanda halkın yaşama biçimini yansıtır. Köçek ve Heyamola da müzikli seyirlik oyunlara örnek gösterilebilir.

Köçek: İki kişinin karşılıklı oynadığı bu oyunda, erkek oyunculardan biri kadın kılığına girer, yüzünü boyayarak bir peşkir takar, eteklik giyer. Kadınca davranışlarla seyredenleri güldürür.

Heyamola: İnebolu ve çevresinde Deniz Bayramı eğlencelerinde erkeklerin oynadığı oyunlardandır. Bir grup, yerde halka oluşturur, öbürleri onların omzuna çıkarak kule yaparlar. Kule kimi kez üç kata yükseltilebilir. Beceri isteyen oyunda oyuncular kuleyi kurduktan sonra müzikle sağa sola sallanarak oynarlar. Oyunun sözleri şöyledir:

Solo: Bismillahi başlayalım Koro: Helessahelessa

Solo: Ayva turunç taşlayalım Koro: Helessa yelessa Solo: Biz bu işi nişleydim

Koro: Helessa yelessa Solo: Bu yıl burda gışlayalım

Koro: Helessa yelessa

Heyamola yessa yessa

Mola heyamo

Ya mo heyamo

Mola heyamo

Helessa sellim yessa yessa yessa

Şeytan Çık: Oyunda bir hoca, yardımcısı, şeytan ve üç köylü vardır. Geniş bir alanda ya da köy odasında oynanır. Hocaya sakal takılmış, sırtı yastıkla kamburlaştı-rılmıştır. Yardımcısı güçlüdür, önünde su dolu bir kova vardır. Şeytan daha çok oyunu bilmeyenlerden seçilir. Hoca ortaya gelerek, daha önce oyunlar oynamış seyircilere "Hemşehriler, bir oynadınız, iki oynadınız, üç oynadınız. Bakıyorum oyunlarınız oyun değil! Hele bana bunun nedenini sorun söyleyeyim. Arkadaşlar vakit geçti, sebebini anlatayım. Darılmayın ama içinizde bir şeytan var" der. Köylüler bakınırlar. Biri bağırır: "Hoca öyleyse bu şeytanı sen ortaya çıkar", öbürleri de ona katılır, şeytanı bulmasını isterler. Hoca, seyirciler arasında gezinir, birkaç kişinin sırtını yoklar. Sonunda birini kolundan tutup alanın ortasına çeker, oturtur. Ceketini çıkararak, bir kolunu başına geçirir. Seyirciler gülüşürken, kulağına "Anaların doğuramadığı, babaların besleyemediği, ninelerin beleyemediği benim kulunum, tayım. Ben sana 'Şeytan çık' dediğimde 'Çıkmam' diye bağır" der. Şeytan bunu kabul eder. Hoca sağını solunu göremeyen şeytana bağırır: "Şeytan Çık", şeytan, "Çıkmam" der. Bu birkaç kez yinelenir. Bunun üzerine hoca üç kez ıslık çalar. Elinde su dolu kovayla bekleyen adam, ceketin kolundan suyu döker. Şeytan yerinden fırlar, kendiliğinden ortaya çıkmış olur. Seyirciler gülüşür.

Çocuk Oyunları: Kastamonu ve çevresindeki oyunlar öbür illerdeki oyunlara benzer. Erkek çocukların oynadığı cin kuyusu, ellebaş, geldi göçen, minder, çiydem, ateş oyunları, avcılık, askerlik, bezirgan başı, köse, esnaf, düğün, tuz yükü; kız çocukların oynadığı elhop kayası, çevirmeli elhop, bilye, dana, kuyu kayası, üç ve dokuz taş, takt ak, sobe takt ak. gibi oyunlar kimi ayrılıklarla öbür illerde de görülür. Bunlardan biri de Kastamonu'da "Köylen" denilen değnek oyunudur.

Köylen: 5-6 kişiyle oynanır. Oyunda herkesin bir sopası vardır. Bir de ağaçtan bir top kullanılır. Her oyuncu için topun sığabileceği büyüklükte çukurlar açılır. Biri ebe seçilir. Ebe, topu çukurlardan birine sokmaya, öbürleri de ellerinden geldiğince uzaklaştırmaya çalışırlar. Top kimin çukuruna girerse o ebe olur. Oyun böylece sürdürülür

KASTAMONU ERKEK OYUNLARI

 

1.TAŞKÖPRÜ ZEYBEĞİ

     Taşköprü Zeybeği, 1970’li yıllarda yörenin erkekleri tarafından oynanmış, sonraki dönemlerde yaygınlığını kaybetmiş bir zeybek oyunudur.Aynı isimle bilinen  ve sözleri olmayan bir müzik eşliğinde oynanır.

     Türkünün de kaynağı olan Hüseyin SANCAK, Paşanın Deli Mehmet, Dımbırın Mehmet, bir dönem büfe çalıştıran Katil Süleyman ve Sarı Ayşe o dönemlerde bu oyunu en güzel icra eden kişilerdir.Günümüzde ise bu oyunu bilenlerin çoğu ölmüştür.İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde yaşayan Yusuf SANCAK oyun hakkında bilgisine başvurabileceğimiz tek kaynaktır.Yusuf Sancak’tan edindiğimiz bilgilere dayanarak oyunu aktarmaya çalışacağız.  

     İki veya daha fazla kişiyle karşılıklı oynanır.Vücudun duruşu dik ve bakışlar serttir.Duruş eşe doğrudur.Oyuna başlarken iki el de arkada belde tutulur.Üç sayılı giriş müziğinden sonra arkadaki kollar( sağ kol önce) göğüs önünden sağa-sola-sağa çekilir, tekrar yana alınır ve aynı figür tekrar edilir.Kollar yukarıda sağa-sola sağa sallanır.

     Müzik başında , sağ adımla başlayan üç sayılı yürüyüş yapılır.Daha sonra sol basılır sağ kaldırılır,sağ basılır sol kaldırılır, tekrar sol basılır sağ kaldırılır, tekrar üç sayılı yürüyüş yapılır ve ayak kaldırmalar da tekrarlanır.Bitince kollar yana alınır.

     Müziğin başında kollar yukarıda üç kez sallanma yapılır.El vurarak önce sağ diz sonra sol diz yere vurulur, üç sayıda eksende dönülür ve aynı çökme - diz vurmalar tekrarlanır.

     Takip eden müzikle el vurma ve çökerek önce sağ dizi sonra sol dizi yere koyarak sağ ayağın basılarak kalkma , devamında eksende dönerek aynı figürün tekrarı yapılır.

     Kollar arkaya alınıp en baştaki duruşla kol döndürülerek oyun sona erdirilir.

 

2.SEPETÇİOĞLU

    

 

1-      Oyun başlamadan önce yere doğru eğilmeler ve yukarı kalkıp kol tutuşları.

1-      Kol çevirmeler ve üç defa soldan sağa sallamalar.

2-      Kol çevirirken sol dizi yukarı çekerek basma ve sağ ayağı ileri basarak sol ayakla arkadan adım alma ve sağa kayma.(iki adım)

3-      Kol çevirmeler ve iki dizi de kırarak soldan başlayan çömelmeler.

4-      Dairede sağa doğru kaymaların tekrarı.

5-      Sağ elle yere dokunma, elleri birbirine sağ ayağı yere vurma.

6-      Aynı figürü yapıp sonunda ayak ve elleri beş kez vurma.

7-      Sağa dönüp solla başlayan üç adım yürüme zıplayarak çift düşme ve önce sağ sonra sol dizi yere vurma .

8-      Sağdan dönerek üçüncü kez diz vurduktan sonra çökme ve yerde oynama.

9-      Kol çevirme, iki elin parmaklarıyla yere dokunma(sola ve sağa)

10-  Yerde kol çevirme ve sallamalar.

11-  Ayağa kalkma, el vurarak sağ ve solla yere dokunma, son müzikle ortaya sıçrama ve açılma.

12-  Sağa kaymalar.

 

                                                 İkinci Bölüm

 

       1- Ara müziğinde eğil yere sağ elle dokun.

       1- Kol çevirmeler ve sallamalar.

  2- Dairede sağ doğru kaymalar.

  3- Yerinde sağ ve sol ayağı öne açığa ve yana koymalar.

  4- Ortaya dairede yürüme ve geri açılma.

  5- Dairede kaymalar.

 6 -Sağ elle yere dokunma, elleri birbirine sağ ayağı yere vurma.

 7- Kol çevirmeler, el vurarak dairede  çift ayakla zıplayarak sağa doğru kaymalar(5 kez).

  8- Sağa dönüp solla başlayan üç adım yürüme zıplayarak çift düşme ve önce sağ sonra sol dizi yere vurma .

  9- Sağdan dönerek üçüncü kez diz vurduktan sonra çökme ve yerde oynama.

10- Yerde oynama ve atışlar.

11- Ayağa kalkma, el vurarak sağ ve solla yere dokunma, son müzikle ortaya sıçrama ve açılma.

12- Kol çevirmeler ve iki dizi de kırarak soldan başlayan çömelmeler ve kaymalarla bitiş.

 

3.TOPAL KOŞMA

     Hem kadınlar hem de erkekler tarafından oynanılan, sözlü bir oyundur.Son yıllarda bilen ve oynayan insanların azalması nedeniyle neredeyse unutulmaya yüz tutmuştur. İl içindeki yarışmalarda ve gösterilerde tekrar oynanmaya başlaması ile yeniden hayat bulmuş bir oyunumuzdur.Kastamonu Folkloruna halk oyunları alanında büyük hizmetleri olan öğretmen arkadaşımız Dilek Küçükköse,  İstanbul ve Balıkesir şehirlerinde bu oyunu çalıştırdığı ekiplere oynatarak hala yaşatmakta ve bizlere de kaynaklık etmektedir.

     Kadınların ve erkeklerin oynamaları arasındaki fark , kadınların sekerek yaptıklarını erkeklerin yürüyüş adımlarıyla yapmalarıdır.Erkek oyuncular kol çevirmeleri daha sert ve belirgin olarak yaparlar.

 

     OYUNUN OYNANIŞI

     Erkekler sağ basar ve sol ayağı yukarı çekerek oyuna başlarlar.Kadınlar ise aynı şeyleri sekerek ve ayakları çapraz olarak birbirinin önünde geçirerek oynarlar.Bu sırada kollar (sağla başlayarak) önden ve arkadan çevrilirler.Bu hareketler ileri geri gidip gelinerek veya dairede dönerek devam eder.

     Sözler başlayıp ,Sana öğreteyim topal koşmayı(2) dedikten sonra önce sağ ayakla başlayarak ayak ucunu önce sağ tarafa,sonra diğer ayağın önüne ve yerine basmalar her iki ayakla da yapılır.Bu sırada kollar yukarıda ve dirsekten kırık şekilde tutulur.

     “Bir sen söyle bir ben topal koşmayı”, sözleri bitince kadınlar belden öne doğru eğilerek , dört kez aynı anda iki ayak ucunu da kaldırıp yere basarlar(topukların üstünde).Bunu yaparken kollar yana indirilir ve dizlerden de esnemeler yapılır.Erkekler ise öne eğilmez ve sadece dört sayı yürüme ve kolları yanda sallama hareketlerini yaparlar.

     Oyunun son bölümünde sekerek soldan dönüşler ve dönerken kadınların sağla başlayan yandan kol döndürmeleri vardır.Dönüşler dört sayıda bitirilir.Ters dönüşler de yapılabilir.Erkekler dönerken normal kol döndürmeleri yapar ve ters dönüşleri yaparken kollar yukarda tutulur.

     Oyun ikinci sözlerde ve sonrasında da aynı şeylerin yapılması ile devam eder.

 

4.ORTAK

     Sahneye göre daire veya  hilal şeklinde sıralanılır . Sözler iki oyuncu tarafından  canlandırılır. Kenardaki oyuncular kavgayı önler şekilde hareket ederler.

     Birinci sözlerden sonra sağ tarafa doğru ve sağ ayak önde sol ayak arkadan adım alarak kayma yapılır.Kollar yanda omuz hizasında açıktır.Yeterince açıldıktan sonra sağ ayak yere vurularak sağdan dönüş yapılır.İleri çıkıp karşılıklı gelinir ve sağ ve sol ayakla ayak uçları önde yere dokundurulur.

     İkinci sözlerden sonra Yana yürüyüş yapılırken kollar açılıp kapatılır.(önde)Soldan ortaya dönülür , karşılıklı yer değiştirilerek oyun sona erdirilir.

 

Bir kişiyle ortak oldum

Neşe gitti gamla doldum

Sonunda Mevla'yı buldum

Ortak benim hakkım yeme.

 

İnkâr etme gel şekerim

Tersine döndü tekerim

Altun dişini sökerim

Ortak benim hakkım yeme

 

Beraber açtık lokanta

Her gün süründük lavanta

İşin gücün hep avanta

Ortak benim hakkım yeme

 

İkimiz açtık oteli

Sonra olduk mahkemeli

Güldürdün kendine eli

Ortak benim hakkım yeme

 

5.TİRİDİNE BANDIM

     Oyun dairede oynanır.Kollar yanda ve aşağıda ritme göre sallanarak hareket eder.Oyun sağ adımla başlar.Sağ-sol- adım alındıktan sonra sağ ve sol adım yerinde yapılır.Sözler başladığında dairede dönme devam eder.Sözlerin “hey hey” bölümünde “hey” diye bağırmalar vardır.

     “Yavrusunu sinek kapmış” diye devam eden yerde , sağ taban üzerinde sol diz kırık vaziyette , kollar silahlığın önünde hafifçe kanat çırpma yapar.”Gördün mü “ derken sağ el gözlerin üzerine koyularak bakış yapılır.”Amanın” diye başlayan yerde sağ kol aşağıda sol kol yukarıda yanlara açık şekilde soldan dönmeler yapılır.”Bedava mı sandın” denirken ortaya dönülerek ayaklar yan yana pozisyonda ,dizlerden kırılarak yaylanma yapılır ,bu sırada kollar ikisi aynı anda öne geri sallanır.Bu figürle birlikte dört yaylanmadan sonra bir kez zıplama yapılır.Sekiz defa sağa sola atlamalardan sonra soldan eksende dönüşler tekrar edilir.Müziğin başında bütün oyuncular yürüme adımlarıyla ortada küçük daire yaparlar, seri adımlarla dairedeki yerlerine geçerler.Dairede dönme hareketleri içe alınan sağ adımla yapılır.Sol kol yukarı kaldırılarak başlayan kol hareketleri ile birinci bölüm sona erer.

     “Sabahleyin erken çifte giderken “ diye başlayan sözlerde aynı birinci bölümde olduğu gibi başlanır.”Öküzüm torbadan düşmüş” denilince eller sol omuzda birleştirilir, sol diz kırık şekilde sağ tabanda yapılan figür tekrarlanır.”Amanın” diye başlayan yerde önde kaşık vurularak sol diz çekilerek sağ ayak üzerinde sekmeler yapılır.(8 defa).Sol ayak sola doğru adım alır sağ ayak yanına, 4 defa dairede dönmeden sonra sağ ayak sağa adım alır ve dört defa tekrarlanır. Ortaya yürüme ve yerine dönmeler tekrar yapılır.

     Üçüncü bölüm aynı şekilde başlar. Sözlere uygun şekilde ya kuşak gösterilir yada elek sallanır.Birinci bölümde yapılan öne geri kolların sallanması ve yaylanmalar ve zıplamalar tekrarlanır.İki diz yan yana yere koyulur öne, yana ve geri  uzanarak oynanır ve oyun ayakta sağ ayağı öne basılarak yapılan dörtlü adımla ve dairede dönerek sona erdirilir.

 

6.DEĞİRMENCİ

     Oyun dairede başlar.Kollar yanda ve aşağıdadır.Vücut sağa sola küçük adımlarla yerinde hareket eder.el, kol ve mimiklerle sözlere uygun hareketler yapılır.Sözlerin arasında çalınan saz bölümlerinde sağdan dönüşler yapılır.Bu dönüşlerde önce sağ adım alınır ve üç adımda dönme tamamlanır.Dönmeler sırsında öne doğru eğilme yapılır.

     Sözlerin bitişi ile birlikte , sağ adım içe basılarak dairede sağa kaymalar yapılır.Kollar açık ve yukarıdadır.Sekiz sayılık kaymalardan sonra eşler karşılıklı geçerler ve sağ  ve sol kol yanda aşağı yukarı kaldırarak oynarlar.Sekiz sayıda arkada kalan oyuncuya döner ve yine karşılıklı oynarlar.

     Müzik başında sağa doğru kayma yaparlar.Bunu yaparken sağ ayak öndedir sol ayak arkadan gelir.

     Soldan dönüşler ve tersine dönüşler yapılırken önce sağ kol aşağıdadır, sonra kol değiştirilir ve sol kol aşağı iner.

     Geriye açılırken sekiz sayılı ayak atmalar yapılır.

     Atmalardan sonra sağ ayak içe sert bir adım alır ve aynı anda kaşık vurulur ve vücut öne doğru eğilir.

     Eğilerek sağdan dönüş , üç adımla tamamlanır.Dönüşün sonunda sağa ve sola uzanarak oynanır, zıplayarak kaşık vurulur ve soldan dönüş yapılır.Kollar yana açık olarak ortaya yürüme ve geri açılma.

     Öne adım alarak dairede yürümelerle oyun sona erdirilir.

 

7.ÇARŞAMBA

     Oyunun ana figürü sağ ayağı yere vurup çapraza sağa doğru uzattıktan sonra iki adım koşma adımı yapmaktır.

 

* * *

 

KASTAMONU KIZ OYUNLARI

 

1-SEMET KARŞILAMASI

     Kollar yukarıda, sağ ayağı öne ve hafif sağ çapraza uzatma.Bir müzik boyunca hareketin devam etmesi.Kollar küçük hareketlerle sallanır.

     2.Müzikle beraber düz yürüme adımına  geçilir. Dördüncü sayıda sol el alına, sağ el bele koyulur, vücut geriye doğru yatar.İkinci dört sayıda sağ el öne bel hizasına, sol el bele koyulur.Vücut belden öne doğru eğilir.

     3. ve 4. Müzikte dokuz sayılı dönmeler yapılır.( Sekmeden.Sağ ayak topuğu yere vurulup çekilir.Sol ayak topuğu yere vurulup çekilir.3. ve4. adımlarda sola dönülür,  5. ve 6. adımlarda sağa dönülür.6. Adımdan sonra sol taraftan dönme tamamlanır.)Tam ve çeyrek dönüşlerde sekme yapılmaz.

 

2-TİRİDİNE BANDIM

     Girişte nakarat müziği yapılırsa ayak ucunda düz adımlı yürüme hareketi yapılır.Hey hey, diye başlayan sözle kollar aşağı iner.Yaylanarak ve kalçayı hafifçe adıma göre döndürerek sağla öne adım alınır.Sol geride dört sayılı yürüyüş yapılır.’Yavrusunu sinek kapmış ‘ sözü ile sağ tabanda kanat çırpma yapılır.’’Amanın amanın’’ Sözleriyle sol taraftan dönmeler yapılır.Sola dönerken sol kol,sağa dönerken sağ kol yukarıdadır.Diğer kol aşağıda ve vücuttan iki karış açıktadır.

     2.Müzikte ‘’öküzüm torbadan ‘’sözü ile iki el birleşir ve torba tutar.’’Amanın amanın ‘’ sözlerinde sol sek bas  yapılır.

     3. Müzikte ileri geri yürüyüş ve ‘’un elerken deve düştü elekten’’ sözüyle sağ tabanda un eleme hareketi yapılır.Sonunda sekme ve kaşık vurma figürleri yapılır.

 

3-TOPAL KOŞMA

     Oyun sözlerle birlikte başlar.

     Sağ ayak sekerek sol ayağın önüne adım alır.Sol ayak ta aynı adımı sağ ayağın önüne alır.Kollar erkekler oynarken biri önde diğeri arkadan çevrilerek , kızlar oynarken ise adım alan ayakla aynı kol yukarıdan aşağıya döndürülür.İki defa tekrarlanan bu bölümden sonra önce sağ ayak ucu öne , sonra sağa ve diğer ayağın yanına basar.Aynı figür diğer ayakla tekrarlanır.Ayak uçları dört kez yere basar ve sekmelere geçilir.Kollar yandadır.

     Sağ basılarak sol çekilir, sol  basılarak sağ çekilir.Bu figürler dönerek dört defa tekrarlanır.Kollar seken ayakla aynı kol vücutla beraber aynı yöne hafifçe yatar.

     Ah sana öğreteyim dağdan aşmayı

     Bir sen söyle bir ben topal koşmayı da gel gel, diye başlayan sözleri vardır.

 

4-ÇARŞAMBA

               Kollar aşağıda, vücut öne eğik ,  ayaklar yerinde çok hızlı adımlarla hareket eder.Bu sırada şu sözler söylenir.

Meşe meşeye benzer

Meşe kamışa benzer

Şu karşıdan gelen kız

Benim yarime benzer

 

Damın üstünde kartal

Kartal kanadın tartar

Dul karıdan kız alma

Çeker yakanı yırtar.

 

     Bu sözlerle sağ ayağın ucu vurularak sağa öne uzatılan dört sayılı sekmelere geçilir.Kollar yukarıda ve dirsekten kırık , yere paraleldir.                

 

5-KONAK

     Kollar yukarıda yere paraleldir.Sağ ayak topuğu iki kez yere dokunur, sol ayak topuğu iki kez yere dokunur.İki defa tekrarlanan figürden sonra sol taraftan dönme yapılır.Önceki yapılan figürlere devam edilir.Oyun bu figürlerle devam eder.               

 

6-GÖKÇEAĞAC’IN KİLİMİ

     Kollar yukarda başlar.Her dört sayıda kollar yukarda sağa sola sallanır.Dört sayının sonunda aşağı eğilerek sağ tarafta kaşık vurulur.

     Sol ayağın tabanında, sağ ayağın ucunda oynanır.Sağ ayak her adımda yukarıya doğru çekilir.Dört sayıda yapılan eksendeki dönmeler de yaptırılabilir.

 

7-SARI YAZMA

     Sağ ayağı öne basıp solun yanına çekerek başlar.Dört kez tekrar edilen figürden sonra sağ ayağı dizden kırarak yukarı çekme ve dört sayıda dönme yapılır.Dönerken sağ kol aşağıdadır.Sol kol ise dirsekten kırık yukarıdadır.Dönüş tamamlanınca baştaki figür iki defa daha yapılır.Ara müziğinde öne adım ve son sayıda ,yukarıda kaşık vurmalar yapılır. (Dört )    

 

8-ÇATALZEYTİN KIZLARI

     Sağ ayakla başlayan dört sayılık yürümeden sonra beşinci adımla sol diz kırılarak yukarı çekilir.Hemen arkasından sağ ayak yukarı çekilir.Her altıncı sayıda kollar aşağıdan yukarı döndürülür.Oyun bu figürlerle devam eder.

     Müzik sonlarında uygun yerlerde kaşık vurmalar da yapılır.

 

9-DEĞİRMENCİ

     Oyun sözlerle başlar.Ayak ucunda yaylanırken kollar yukardadır.’’Elma gibi yanaklar’’ bölümünde kollar aşağıdan gelir ve yanakları gösterir.Ara müziklerde sekmeler yapılır.

     “Kiraz gibi  dudaklar’’ bölümünde yaylanma devam eder, kollar aşağıdan gelerek dudakları gösterir.’’Hep senin olsun’’ derken kollar açıktan yukarıya çekilir ve sağ ayakla

öne adım ve devam eden üç adımla oyun sürüp gider.

 

10-ORMANCI

     Kollar yukarıda düz yürüme adımları ile oyun başlar.Kollar hafifçe sallanır.(Giriş müziğinde).Türkünün sözleri başlayınca sağla başlayan ve iki kolun da aynı ayakla aşağıya uzatıldığı ve dönüşte kol uzatmaların yukarı yapıldığı bölüm başlar.

     Yerine dönüşten sonra durduğu yerde ayak atmaları yapılır.Oyun sonuna kadar bu figürlerle devam eder.

 

11-DÖRT KOLA

     Kollar yukarıda ve hafifçe soldan sağa sallanarak başlar.Sağ ayak taban , sol ayak ucu ile oynanır.Bir müzik yerinde yapıldıktan sonra eşler omuzları yaklaştırarak ve birbirlerine bakarak  armut şekli çizerek ileri çıkıp geri gelirler.(iki defa)

     “Hop o yana” ile iki eş de ileri çıkar.Eşlerden sağda olanı ilerde kalır ve dalga yaparak soldan doğru eşine döner.’’Yat dizimin üstüne’’ ile yüz yüzeyürüyüp, sırt sırta geçme yaparlar.Bunun arkasındanyüz yüze yürüyerek yer değiştirirler.

     Eşler birbirine doğru yürürken kollar yukarıda aç-kapa yapar.Oyunun sonraki bölümleri bunların tekrarı ile sürer.Yürümelerde kollar öne uzatılarak çapraz şekilde aşağı yukarı sallanabilir.

     Son tekrarda alkışla birlikte ayaklar hızla yere vurulur ve vücut eğilmiş durumdadır.

 

Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı

 

               
               

Webmasterim.Com